Van’da faaliyet gösteren Düşünür Koleji kampüsünde yaşanan ani kapanış, veliler ve öğretmenler arasında mağduriyet yarattı. Yaklaşık 400 öğrencinin eğitim hayatı etkilenirken, ortaya atılan iddialar olayın kapsamını gündeme taşıdı.
Veliler, erken kayıt döneminde ciddi ödemeler yaptıklarını, ancak eğitim devam ederken okul yönetimine ulaşamadıklarını ifade ediyor. Ödedikleri ücretlerin iadesi için resmi başvurular yaptıklarını belirten veliler, çocuklarının eğitim hakkının güvence altına alınmasını talep ediyor.
Öğretmenler de aylarca maaş alamadıklarını, ekonomik sıkıntılara rağmen öğrencileri mağdur etmemek için derslere devam ettiklerini söylüyor. “Öğrencilerimizin eğitimi bizim için öncelikli. Artık haklarımızı hukuki yollarla arayacağız” diyorlar.
İddialara göre Van kampüsünün kurucusu Atalay Tanrıverdi, mali krizin derinleşmesinin ardından kentten ayrıldı. Bazı çevreler, Tanrıverdi’nin Van’dan elde edilen gelirlerle İzmir, Manisa ve Kayseri’de yeni okullar açtığını veya açmayı planladığını öne sürüyor. Henüz resmi bir doğrulama yapılmadı.
Krizin bir diğer boyutu, kurumun merkez yapılanmasıyla ilgili. İddialara göre Van kampüsünün, Düşünür Koleji merkez yapısıyla ortaklığı bulunuyor; ancak ticaret sicil kayıtlarında değişiklikler yapıldığı öne sürülüyor. Bazı kaynaklar, mali krizin başka illerdeki yapılanmalarla bağlantılı olabileceğini ifade ediyor.
Krizin derinleşmesi üzerine İstanbul merkezden Burak Sitrava, Van’a gelerek veliler ve öğretmenlerle görüştü. Sorunların çözüleceği yönünde açıklamalar yapılsa da, özellikle kitap ve eğitim materyali satışlarının tamamlanmasının ardından yönetim kanadından sessizlik hakim oldu.
Mağdur öğretmenler maaş ve tazminat hakları için hukuki süreç başlatmayı planlarken, veliler de ödedikleri ücretlerin iadesi için resmi başvurular yapıyor. Van’daki bu kriz, yüzlerce öğrencinin eğitim hakkı ve onlarca öğretmenin emeği üzerinden büyüyen bir mağduriyet olarak değerlendiriliyor. Kamuoyu, tüm iddiaların aydınlatılmasını ve sorumluların hesap vermesini bekliyor.