Yasin Hakan Karagözlü’nün bu haftaki programı, evlilik ve aile kavramlarının geldiği noktayı sorgulayan çarpıcı bir tartışmaya sahne oldu. Programın konuğu Nihat Emin Batur ile birlikte, evliliklerin neden hızla tükendiği, boşanmanın neden sıradanlaştığı ve bu sürecin çocuklar üzerindeki derin etkileri açık bir dille ele alındı.
Programda dile getirilen görüşlerde, modern yaşamın hızının evlilikleri de tükettiği vurgulandı. Karagözlü, en küçük sorunların bile kopuş sebebi haline geldiğini belirtirken, Batur ise evliliklerin artık uzun soluklu bir ortaklık olarak görülmediğine dikkat çekti.
Programda öne çıkan tespitlerden biri, çocukların boşanmayı değil, boşanmaya giden süreci hafızalarına kazıdığı oldu. Sürekli tartışmaların yaşandığı ev ortamının, çocuklarda güven ve aidiyet duygusunu zedelediği ifade edildi. Batur, “Çocuk, ailesinden gördüğünü geleceğine taşır” sözleriyle bu durumu özetledi.

Boşanmanın çoğu zaman sorunları bitirmediği, aksine çocuklar açısından yeni bir kırılma sürecini başlattığı vurgulandı. Sağlıksız iletişimle gerçekleşen ayrılıkların, çocukların ileriki yaşamlarında ilişkilere mesafeli yaklaşmasına neden olduğu belirtildi.
Karagözlü ve Batur, aile olmanın yalnızca biyolojik bir bağ değil, ortak bir değer ve sorumluluk alanı olduğunu ifade etti. Aileyi ayakta tutanın sevgi, anlayış ve emek olduğu vurgulandı.
Programda İstanbul Sözleşmesi de gündeme geldi. Konuklar, sözleşmenin aile içi sorunları çözmede tek başına belirleyici olmadığı görüşünü dile getirdi. Asıl çözümün toplumsal bilinç, eğitim ve değer aktarımıyla mümkün olabileceği belirtildi.
Programın sonunda, yaşananların bireysel tercihlerden çok daha fazlası olduğuna dikkat çekildi. Karagözlü, aile kurumundaki zayıflamanın toplumsal bir alarm olduğunu vurguladı.
Yasin Hakan Karagözlü, programın ilerleyen bölümlerinde de farklı konuklarla, toplumun temel meselelerini ele almaya devam edeceklerini ifade etti.